Yazan admin Tarih 03 Mayıs 2009 | Yorum Yok
->
13 numaralı kutuyu Aydın açıyor 500.000 TL
21 numaralı kutuyu Kevın açıyor 100.000 TL
3 numaralı kutuyu Furkan açıyor 50 TL
2 numaralı kutuyu Kübra açıyor 10 TL
11 numaralı kutuyu Şeyma açıyor 750 TL
—————————————————————————–
HAMDİ BEYİN YENİ TEKLİFİ 13.000 TL Atilla YOKUM DİYOR.
—————————————————————————–
19 numaralı kutuyu Seda açıyor 400 TL
5 numaralı kutuyu Burcu açıyor 40.000 TL
22 numaralı kutuyu Mete açıyor 100 TL
—————————————————————————–
HAMDİ BEYİN YENİ TEKLİFİ 32.000 TL Atilla YOKUM DİYOR.
—————————————————————————–
8 numaralı kutuyu Engin açıyor 150.000 TL
24 numaralı kutuyu Semra açıyor 30.000 TL
20 numaralı kutuyu Berke açıyor 200.000 TL
—————————————————————————–
HAMDİ BEYİN YENİ TEKLİFİ 25.000 TL Atilla YOKUM DİYOR.
—————————————————————————–
9 numaralı kutuyu Elif açıyor 200 TL
4 numaralı kutuyu Hekim açıyor 500 TL
14 numaralı kutuyu Sidal açıyor 2 TL
—————————————————————————–
HAMDİ BEYİN YENİ TEKLİFİ 48.000 TL Atilla YOKUM DİYOR.
—————————————————————————–
7 numaralı kutuyu Sercan açıyor 1 TL
15 numaralı kutuyu Murat Abi açıyor 300 TL
10 numaralı kutuyu Büşra açıyor 50.000 TL
—————————————————————————–
HAMDİ BEYİN YENİ TEKLİFİ 90.000 TL Atilla YOKUM DİYOR.
—————————————————————————–
12 numaralı kutuyu Reyhan Hoca açıyor 5 TL
1 numaralı kutuyu Özge açıyor 500.000 TL
17 numaralı kutuyu Hüseyin açıyor 25 TL
—————————————————————————–
HAMDİ BEYİN YENİ TEKLİFİ 160.000 TL Atilla YOKUM DİYOR.
—————————————————————————–
6 numaralı kutuyu Ayfer açıyor 250.000 TL
18 numaralı kutuyu Burak açıyor 500.000 TL
Burak’ın kutusundan çıkan 500.000 TL rekor hayallerini bir başka yarışmaya bıraktı.
—————————————————————————–
HAMDİ BEYİN YENİ TEKLİFİ 100.000 TL Atilla VARIM DİYOR.
—————————————————————————–
Atilla abinin kutusundan 500.000 TL çıkıyor. Bir rekor fırsatı daha kaçtı..
.


Yazan admin Tarih 26 Mart 2009 | Yorum Yok
->
Sevilen yarışma Var Mısın Yok Musun’un sonucusu Acun Ilıcalı, piyasaya sürülen DVD ile şok oldu! Neden mi?
Korsancılar sinema sektörünün ardından yüksek reytingli programların da DVD’lerini piyasaya sürmeye başladı. İlk olarak Cem Yılmaz’ın yarışmacı olarak katıldığı ‘Var mısın, Yok musun?’un korsan DVD’si tezgahlardaki yerini aldı..
Korsancılar her fırsatı değerlendirmeye başladı. Yıllardır sinema piyasasını ele geçiren korsancılar, şimdi de TV dünyasına gözlerini dikti. Ekranlarda yüksek reyting getiren programları hedef belirleyen korsancılar, ilk adımı da Cem Yılmaz’ın katıldığı ‘Var mısın, Yok musun?’ programıyla attı. Cem Yılmaz’ın lösemi hastası Elif için yarıştığı ‘Var Mısın Yok musun?’, yayınlandıktan sonra büyük yankı uyandırmıştı. Herkesi gülmekten kırıp geçiren ve adeta programı bir stand-up şovuna dönüştüren bölüm, günlerce hem gazete ve televizyonlarda geniş yer almış, hem de ünlü yazarların köşelerine konu olmuştu.
KORSANIMIZ ÇIKMIŞ!
Programın yapımcısı ve sunucusu Acun Ilıcalı ‘Var mısın Yok musun?’un korsan DVD’sinin piyasaya sürüldüğünü bildiğini söyledi: “Beni bu durumdan haberdar eden kişi Cem Yılmaz’dı. Beni aradı ve ‘Bizim korsan filmimizi piyasaya çıkarmışlar, haberin var mı?’ diyerek olayı anlattı.” Ilıcalı konuyla ilgili, programının yayınlandığı kanalla da konuşacağını belirterek şunları söyledi:
YASAL İŞLEM BAŞLATACAĞIM
“Bu durum hükümetin kanayan yarası… Benim bu işten mağdur olmam hiç önemli değil. Zaten bakacak olursanız benim bir mağduriyetim de yok. Çünkü ben programımın DVD’sini çıkarmayı düşünmüyordum. ‘Cem Yılmaz’lı Var mısın Yok musun’ korsan dünyasının en komik versiyonu oldu sanırım. Ama bu işe bir konuda müdahil olmak lazım. Kanalımla da konuşup hemen yasal işlem başlatacağım. Böylesine etikten ve ahlaktan uzak bir oluşumda benim de yer aldığımı gösterircesine, korsan DVD üzerine fotoğrafım ve prodüksyon şirketim yer alıyor. Olayda benim de olduğum gibi kötü bir izlenim yaratmış. Gereken ne ise yapacağım.”
Yazan admin Tarih 09 Mart 2009 | Yorum Yok
->

Var mısın Yok musun yarışmasıyla milyonları peşinden sürükleyen Acun Ilıcalı ve ailesi hakkında yapılan keyifli bir röportaj. Bu röportajda Acun ılıcalı’nın nasıl bir erkek ve baba olduğuna, playstation tutkusuna dair ip uçları bulacaksınız.
Nasıl tanıştınız?
Acun Ilıcalı: Bağdat Caddesi’nde kotçu dükkanım vardı. O zaman kot satıyordum. Zeynep annesiyle birlikte kot almak için bizim dükkana geldi. Dükkana girer girmez ona aşık oldum. Hemen annesinin nerede çalıştığını öğrendim. Bağdat Caddesi’nde bir mağazada müdürlük yapıyordu. Ben de o mağazaya gittim. Yaz tatili olduğu için Zeynep de annesinin yanındaydı.
İlk görüşte sizi ne etkiledi?
A.I: Çok sempatik, çok güler yüzlüydü. Hem güzel hem de neşeliydi. Ama eşim benden ilk görüşte hoşlanmadı. Yüzümde iki parmak sakal, altımda eşofman vardı. İlk gördüğünde beni çok itici bulmuş.
Zeynep Ilıcalı: Öyle gerçekten. 17 yaşındaydım. Aramızda 7 yaş var. Acun 24 yaşındaydı. 24 yaş bana göre büyüktü. Acun’a hiç o gözle bakmadım. Zaman geçti, tanıdıkça sevmeye başladım.
Zeynep Hanım’ı tavlamak çok zor oldu galiba…
A.I: Çok zor oldu. Zeynep’i 8 ay kovaladım. Ama kafama koyduğum her şeyi yaptığım için bunu da başardım.
Z.I: Merdivenlere çiçekler dökmüştü. Posta kutuma mektuplar koyuyordu. Her genç kızın hayalinde yok mudur böyle şeyler. Bu olaydan bir sene sonra da birlikte olmaya başladık.
Flört döneminiz ne kadar sürdü?
A.I: 9 yıl sürdü. 93’te tanıştık. 2003’te evlendik.
Neden bu kadar uzun sürdü?
A.I.: Ben açıkçası pek evliliğe meyilli değildim. Ama 9 yıl laylaylom geçtikten sonra bir yerden sonra ilişkinin adını koymanız gerekiyor. Bir insanla 9 sene geçiriyorsan artık o saatten sonra evlenmemen için de bir sebep kalmıyor.
Evlenme teklifi nasıl geldi?
A.I: Çok anormal bir evlilik teklifi yapmadım. 10 senelik bir ilişkinin üzerine komik olurdu. Ben zaten özel günlerde özel kutlamalar yapmaya da karşıyım. Mesela Sevgililer Günü bana biraz zorlama geliyor. Sevgililer Günü’nde Zeynep’e özel bir davranış içine girmem ters geliyor. Alakasız bir çarşamba günü ona çiçek göndermek daha doğal.
Zeynep Hanım da sizin gibi mi düşünüyor?
A.I: Benim avantajım Zeynep ile 17 yaşında tanışmam, onu genç takımından yani PAF takımından aldım. Kendi ellerimle yetiştirdim. Tanıştığımızda rap müzik sevmiyordu şimdi seviyor. Kıyafetlerini bile değiştirdim. Çok kadınsı giyinmeyi severdi. Ben ona daha rahat giyinmesini söyledim. Daha spor kıyafetler giydirdim. Belki ben olmasaydım çok daha kıskanç biri olacaktı. Onun o tarzını da değiştirdiğini düşünüyorum. En azından uğraşıyorum. Bu konuda eğitim daha bitmedi.
Çok kıskanç galiba…
Z.I: Ben Aslan burcuyum. Biraz kıskancım.
A.I: Zeynep başkalarının gözünde ofsayta düşmek istemez. Benim hiçbir kızla bir şey yapmayacağımı bilir ama bir kızla haberim çıksa çok rahatsız olur.
Telefonla sürekli kontrol eder mi?
A.I: Zeynep’in şöyle bir özelliği vardır. Arayıp “Karpuz yer misin” diye sorabilir. Beni aradığında sağımda Genel Müdür Saner Ayar, solumda Zeynep Karamehmet… Çok kritik bir toplantıdır. Ben ona “Sonra konuşalım” derim. “Hayır, çabuk söyle manavdayım” der. “Tamam yerim” dediğim zaman “Kaç tane alayım” der. “İki tane al” dersem “Niye dört tane almıyoruz” der. “Dört tane al” derim. “Ben bunları nasıl taşıyacağım” der.
Zeynep telefonda soru sormayı çok sever. Kızımız Leyla bu konuda annesine benziyor. Bazen okula ben bırakıyorum. O gün benim için bitiyor. Şimdilerde “neden” diye sormayı öğrendi. Sürekli “Neden baba?” diye sorular soruyor.
Parayı bulan erkekler genelde ilk iş olarak eşini değiştiriyor. Bunun sanat dünyasında da örnekleri var. Zeynep Hanım sizin böyle bir korkunuz oldu mu?
Z.I: Acun o konularda çok mütevazı. Onun para konusunda bir açlığı yok. Böyle bir şey hiç aklıma gelmedi.
A.I: Bu dediğin doğru. Parayı bulanlarda genelde böyle olaylar yaşanıyor. Ama kimsenin özelinde ne yaşadığını bilemeyiz
Z.I: Bence bu kıroluk.
A.I: Ama bunu benim açımdan soruyorsan bir gün Zeynep ile boşanırsam bunun parayı bulmamla uzaktan yakından bir ilgisi olmaz. O da bir gün “Senden memnun değilim” diyerek terk edebilir beni. Bizim aramızdaki ayrılığın hiçbir noktasında para olmaz. Allah izin verirse ölene kadar beraberiz. Para bizim mutluluğumuzu daha artıracak bir şey değil. En fazla içinde oturduğun binalar daha iyi olabilir.
Kadınlardan davetkâr teklifler alıyor musunuz?
A.I: Alıyorumdur. (gülüyor) Elim yüzüm düzgün, ağzım da iyi kötü laf yapıyor.
Z.I: Elin yüzün düzgün olmasa da ünlü olduğun için kadın milleti hoşlanabilir.
A.I: Orada top Zeynep’e geçiyor. Ben kendimi biliyorum. Bu imtihanı Zeynep’in geçmesi lazım. Benden ofsaytlık bir durum olmaz. Zeynep bana olan ilgiyi sindirmeli. Onu da zamanla başarıyor. Arkadaşlarım “Nasıl dayanıyorsun” diyor
A.I: Ünlülerle çok samimiyetim yok. Çevremde olan herkesi Zeynep de çok iyi tanır. Erkek muhabetinden çok hoşlanırım. Zeynep bu durumu daha çok kıskanıyor. O da kendisine ayrılamayan vakitle ilgili bir kıskançlık.
Z.I: Benim kızlardan yana değil erkeklerden yana derdim var. Acun’un erkek arkadaşlarını kıskanıyorum. Çünkü onlarla PlayStation oynuyor, daha çok vakit geçiriyor. Acun’la birlikte olmak isteyecek milyonlarca kadın olabilir ama önemli olan onun benimle birlikte olmak istemesi.
14 yıldır birliktesiniz. Heyecanı nasıl taze tutuyorsunuz?
A.I: Acun Firarda’nın bize bu konuda gerçekten bir katkısı oldu. Acun Firarda’da hep gezdim. Ben yüzde 50 Türkiye’deydim. Bu bizim ilişkimizi hep dinamik tuttu. Araya hep özlem girdi. Bu konuda şu anda biraz şanssısız. Her dakika beraberiz. Arada benim bir yurt dışına gitmem gerekebilir. Rutine gelemiyorum. Ruhum daralıyor. Evlilik içinde de bir şekilde bir değişiklik içindeyiz. Gece 12’de evden çıkarım mesela. Okan Buruk ile Emre ile PlayStation oynarız. Bir yere gitmesem bile o hafta kendime öyle aktiviteler koyarım ki Zeynep ile araya özlem sokarım.
Z.I: Biz dipdibe bir evlilik yaşamıyoruz.
Sürekli yurt dışındasınız ve yanınızda birbirinden güzel kızlar. Kıskançlık yüzünden kavga ediyor muydunuz?
Z.I: Herkes bana “Nasıl dayanıyorsun?” diye soruyordu. Acun’un daha önceden de bir televizyon geçmişi olduğu için sonuçta o işi televizyon için yaptığını biliyordum. Bir de güveniyordum.
A.I: Ama iki üç kere kıskançlık yaptın. Bir kere Güney Afrika’da bir kızı havuza attım. “Bu fazla olmuyor mu” dedi. Kız havuzdan çıkıp sempatik bir şekilde Acun deyince Zeynep bu duruma “Yuh artık” dedi. Onun dışında benimle üç dört seyahate geliyordu. Hatta bana kız gösterirdi. “Şu kızla röportaj yap” diye.
Z.I: Benim mantıksız kıskançlıklarım yok.
Evlenmeden önce çapkın bir erkek miydin?
A.I: Hiç değildim. Hatta eşim Zeynep MSN’ime girip benim bir kadınla yazıştığımı görünce onun bana ilgisi olabileceğini düşünüyor. O kız onun en şüphelenebileceği isimlerden biri. Yazışma sırasında en ufak bir şey olmadığını görüyor. Bu olayın beni 10 sene beraat ettirmesi gerekiyor.
Z.I: Bana her şeyi ispat ettiği için ona ekstradan şüpheyle bakmıyorum.
A.I: Evcil bir insanım. Evimde çocuklarımla karımla olmak bana çok zevk verir. Onun dışında bir aktivite yapıyorsam yine arkadaşımın evinde olur. Geceleri beni dışarıda çok zor görürsünüz.
Acun Ilıcalı nasıl bir baba?
A.I: Çocuğuna bağımlı yaşayan bir baba değilim. Komik bir babayım. Benim bir de 18 yaşında kızım var, Banu. Onunla arkadaş gibiyim.
Zor bir erkek mi Acun?
Z.I: Çok neşeli ama zordur.
Maço mu?
Z. I: Yeri geldiğinde evet.
A. I: Aşırı dekolte giyinmesini istemem. Göğüs dekoltesinden hoşlanmam. Özellikle evli bir kadının aşırı dekolte giymesini anlamlı bulmuyorum. Kadın bana bunu açıklamalı. “Ben dekolte giyiniyorum ama…” deyip devamını doldurmalı.
“Dekolte giyiniyorum çünkü bana yakışıyor” diyemez mi?
A.I: Bu çok samimi bir cevap değil. Dekoltenin cinsellik çağrıştırdığı bir gerçek. On erkeği çağıralım, onu da “Ben bu kıyafetten etkilenirim” diyorsa durup düşünmek lazım. İnsan beraber olduğu kişiye erkekler tarafından o gözle bakılmasını istemez. Bu çok rahatsız edici bir durum. Kimseyi yargılamıyorum. Bunu kendi eşim açısından söylüyorum. Eşimin dekolte giymesini istemem.
Z.I: Ben de yanımdaki erkeğin göğüs dekolteme müdahale etmemesinden rahatsızlık duyarım açıkçası. Bence erkeğin birlikte olduğu kadını diğer erkeklerden kıskanması gerekir.
Evli kadınların çalışmasına da karşısınız…
A.I: Ben kadınların ağır işlerde çalışmasına karşıyım. Bunu söyledikten sonra çevremdeki kadın çalışma arkadaşlarım “Keşke çalışmasak” dediler. Evlat yetiştirmek dünyanın en zor işi. Zeynep çocuklarımla ilgilenerek zaten çalışıyor.
Z.I: Ben çalışıyorum. Ama kendi işimizde. İstediğim zaman çocuklarımla vakit geçiriyorum.
A.I: Aşırı yoğun iş hayatı kadınları masumiyetten uzaklaştırıyor. İşkolik kadınlar değişiyor. Ben kadınların kadınlığını, anneliğini yaşayıp mutlu olmasını istiyorum.
Televizyon kanallarından çok büyük teklifler alıyorsun…
Şu anda çalıştığım kanalda mutluyum. Başka bir kanala gidip üç-beş katı kazanabilirim. Ama o zaman mutlu olabilir miyim bilmiyorum. 13 yıldır aynı kanaldayım. Bu mutluluğu bozma sebebim para olamaz.
Çok astronomik rakamlar teklif edildiğini duydum…
Kekeleyeceğim derecede rakamlar duydum. Hatta bana teklif edilen rakamı duyduğumda resmen kekeledim.
Ne kadar?
Rakam telafuz etmem. Çünkü az yazıyorlar moralim bozuluyor. (gülüyor)
Playstation partileriniz çok meşhur. Erkek arkadaşlarınızla birlikte sabahlara kadar süren bu partilerden eşiniz rahatsız olmuyor mu?
A.I: Zeynep ile akşam yemek yiyorum. Gece 12 gibi Playstation için evden çıkıyorum. Okan da Nihan’ı uyutuyor. Telefon açıyor “Uyudu geliyorum” diye. Herkes eşini uyuttuktan, son kontrolleri yaptıktan sonra buluşuyoruz.
Ama aynı yatakta çok fazla uyumuyorsunuz?
A.I: Turnuva sabah 5-6 gibi bitiyor. Yani sonuç olarak eve gittiğim zaman Zeynep benimle aynı yatakta uyanmış oluyor. Sistemde hiçbir problem yok. Bu haftada iki gün oluyor.
Z.I: Eğer yenememişse bu süre çok daha uzun oluyor. O yüzden Acun’un arkadaşlarına çok kızıyorum “Yenilin de eve gelsin” diye. Geçen gün arkadaşı Ekrem, Acun’u yendi. Ekrem’e “Ne olursun yenil” dedim.
A.I: Ekrem yendi kısmı sakın bu röportajda çıkmasın. Dün 5 kere berabere kaldık. “Yendi”diye çıkmasın, son bir kez daha ikaz ediyorum!..
Playstation’da Okan Buruk nasıl?
A.I: Okan en hırslılardan biri. Ama yetenekleri sınırlı, beceremiyor. Bu alemin en sıfırı Gökhan Şükür’dür. Gökhan Şükür iki pas yapamaz. Emre Belözoğlu çok iyidir. Benden daha çok galibiyeti vardır. Yüzde 60 o kazanıyorsa yüzde 40 ben kazanırım.
Kaynak : Vatan- Gülşen Yüksel
Yazan admin Tarih 18 Şubat 2009 | Yorum Yok
|
|
 |
|
| AKŞAM KEYFİ’NE KONUK OLAN ACUN ILICALI, ÇOK YAKINDA BİR SÜRPRİZİNİN DAHA OLACAĞINI SÖYLEDİ..
Acun Ilıcalı, bugüne kadar hep kulvarında bir numara olan ünlüleri programına getirdiğini söylerek, ‘Yeni bir sürprizm daha var. Daha anlaşma olmadığı için ismini veremeyeceğim ama o da kulvarında bir numara..’ dedi..
gecce.com |
Yazan admin Tarih 18 Şubat 2009 | Yorum Yok
 |
|
|
 |
|
| KENAN ERÇETİNGÖZ’LE AKŞAM KEYFİ’NDE ACUN ILICALI VE ZUHAL TOPAL’İN SAMİMİ SOHBETLERİ GÖRÜLMEYE DEĞERDİ..Zuhal Topal, Pazar günü bileğini burktuğu için yarım alçıyla dolaştığını, soyadı gibi ‘topal’ yaşadığını söyledi..
Acun, sürpriz isimleri kesinleşmeden söylemeyeceğini, kendisinden duyulmayan haberlere kulak asılmaması gerektiğini söyledi..
Acun, Adriana Lima’nın , ‘Bu kadar sıcak bir ortamı dünyada hiçbir şovda görmedim.’ sözlerini sarfettiğini söyledi..
Acun, geçtiğimiz pazar akşamı reyting rekorlarını alt üst ettiği ‘VAr mısın, yok musun?’ programında yarışmacı olan Cem Yılmaz’a övgü dolu sözler söyledi. Cem Yılmaz’ın program esnasında kimlerle paslaşabileceğini önceden tahmin ettiğini söyledi. Ünlü komedyenin ingilizce Nasreddin Hoca fıkrasında gülmekten yerlere yatan Acun, ‘Bir an programda şuurumu kaybettim. Ben hayatımda bu kadar eğlenceli bir gecce yaşamadım. Çok zor gülerim, o akşam hiç bu kadar gülmemiştim.’ dedi…
Cem Yılmaz’ın İngilizce anlattığı fıkradan görüntüler ekrana getirildi..
‘Var mısın, Yok musun’ programına katılan Christina Aguilera, 50 Cent ve Adriana Lima’nın yarışmadaki görüntüleri ekrana getirildi..
Acun Ilıcalı, bugüne kadar hep kulvarında bir numara olan ünlüleri programına getirdiğini söylerek, ‘Yeni bir sürprizm daha var. Daha anlaşma olmadığı için ismini veremeyeceğim ama o da kulvarında bir numara..’ dedi..
Zuhal Topal, nisan ayında vizyona gireceği filmden bahsetti..
Zuhal Topal, dizi sektörüyle ilgili sıkıntılarını anlattı..
Ünlü oyuncu Zuhal Topal, ‘Seksi olduğumu söylüyorlar ama filmde Anadolu kadınını canlandırıyorum.’ dedi..
Zuhal Topal, eşinin gizli kamera eşliğinde nasıl evlilik teklifi ettiğini anlattı..
Acun Ilıcalı, eşiyle Blue Jean sattığı dükkanında tanıştığını söyledi..
Zuhal Topal’ın bilinmeyen yönlerini Kenan Erçetingöz araştırdı ve Akşam Keyfi’nde bunları açıkladı..
Seksi oyuncu Zuhal Topal’ın bilinmeyen bir yönü de taklit yeteneğiymiş, Topal, müthiş bir Nihat Doğan taklidi yaptı..
Acun Ilıcalı, eşiyle blue jena sattığı dükanında tanıştığını söyledi. Kenan Erçetingöz’ün ‘Eşine hala aşık mısın?’ sorusuna ise ‘Manşet mi arıyorsun abi?’ diye espriyle karşılık verdi. ‘Çapkın mısın?’ sorusuna, ‘Çapkın Değilim!’ dedi..
Acun Ilıcalı’nın, ‘Acun Firarda’ adlı programında genç bir bayana kompliman yaptığı anlar ekrana getirildi. Acun, ‘Acun Firarda’ programında görsellik için güzel kızlarla röpartaj yaptığı, güzelliğin her zaman reyting aldığını söyledi..
Acun Ilıcalı, Perşembe akşamı saat 20:00’da Cem Yılmaz’ın yarışmacı olduğu parogramın tekrarının yayınlanacağını söyledi..
Acun, merakla beklenen yeni sürprizini ilk defa bu programda söyleyeceğine söz verdi..
gecce.com
|
gecce.com |
Yazan admin Tarih 18 Şubat 2009 | Yorum Yok
|
|
 |
|
| AKŞAM KEYFİ’NE KONUK OLAN YILIN TELEVİZYON ADAMI ACUN ILICALI, PROGRAMINDA YARIŞMACI OLAN CEM YILMAZ HAKKINDA ÖVGÜ DOLU SÖZLER SARFETTİ.
Acun, geçtiğimiz pazar akşamı reyting rekorlarını alt üst ettiği ‘VAr mısın, yok musun?’ programında yarışmacı olan Cem Yılmaz’a övgü dolu sözler söyledi. Cem Yılmaz’ın program esnasında kimlerle paslaşabileceğini önceden tahmin ettiğini söyledi. Ünlü komedyenin ingilizce Nasreddin Hoca fıkrasında gülmekten yerlere yatan Acun, ‘Bir an programda şuurumu kaybettim. Ben hayatımda bu kadar eğlenceli bir gecce yaşamadım. Çok zor gülerim, o akşam hiç bu kadar gülmemiştim.’ dedi…
gecce.com |
Yazan admin Tarih 10 Şubat 2009 | Yorum Yok

Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği’nin (RTGD) geleneksel “Medya Oscarları” sahiplerini buldu.
Anchormanların müthiş rekabetine sahne olan “Yılın Ana Haber Bülteni” dalında ödüle “Uğur Dündar’la Star Haber” layık görüldü. Acun Ilıcalı’nın sunduğu “Var mısın, Yok musun” adlı yarışma programı Yılın Yarışma Programı ödülünü aldı.
RTGD Başkanı ve Tercüman Gazetesi Ankara Temsilcisi Metin Özkan tarafından, Gazeteciler Cemiyeti’nin Ankara’daki merkezinde açıklanan 16 daldaki ödüller, aralarında üniversitelerin iletişim fakültesi dekanları, basın yayın derneklerinin başkanları ve medya dünyasının önde gelen isimlerinin de bulunduğu jüri tarafından belirlendi. Ödül sayısını azaltarak, en çok hak edenlere vermeyi ilke edindiklerini söyleyen Özkan, alanında uzman isimlerin buluştuğu bir jüri tarafından listenin belirlenmesine büyük önem verdiklerini vurguladı.
2008 yılında hayatını kaybeden Gazeteci Nursal Tekin için de özel ödül verilmesinin kararlaştırıldığını kaydeden Özkan, 10 dalda “2008 Medya Oscarı”, 5 dalda RTGD Jüri Özel Ödülü verileceğini, Nursal Tekin Özel Ödülü’yle birlikte toplam 16 dalda medyanın ödüllendirileceğini söyledi.
YILIN “ANCHORMAN”İ UĞUR DÜNDAR
Bu ay düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek 2008 Medya Oscarları ise şöyle:
-Yılın Ana Haber Bülteni: Uğur Dündar’la Star Haber / STAR TV
-Yılın Tartışma Programı: Tarafsız Bölge- Ahmet Hakan / CNN TÜRK
-Yılın Haber Kanalı: HABER TÜRK - Erdoğan Aktaş
-Yılın Spor Programı: Yüzde 100 Futbol - Rıdvan Dilmen, Güntekin Onay / NTV
-Yılın Şov Programı: Komedi Dükkanı - Tolga Çevik / TRT
-Yılın Sabah Programı : Arım Balım Peteğim - Petek Dinçöz / STAR TV
-Yılın Yarışma Programı: Var mısın? Yok musun? - Acun Ilıcalı / SHOW TV
-Yılın Televizyon Dizisi: Yaprak Dökümü- KANAL D
-Yılın Radyosu: POWER TÜRK
-Yılın Kadın ve Erkek Oyuncusu: Binnur Kaya - Avrupa Yakası / ATV
-Erdal Özyağcılar- Elveda Rumeli / ATV
RTGD Jüri Özel Ödülleri:
-Yılın Yerel Televizyonu: ERCİYES TV- Kayseri
-Yılın Müzik Eğlence Programı: Akşam Sefası - TRT
-Yılın Kadın Programı: Esra Ceyhan’la- Esra Ceyhan / KANAL D
-Yılın Eğitime Katkı Ödülü: DİGİTÜRK
-Cengiz Polatkan Ödülü Yılın Habercileri: TGRT Haber Çalışanları
Nursal Tekin Özel Ödülü
-Yılın Yapımcı ve Yönetmeni: Sait Bey Polat.
Etiketler: 50 cent, abdullah kahramanoğlu, acun, acunılıcalı, adrianalima, Cem YILMAZ, fity cent, okacha, varmısın, varmısın yokmusun abdullah, varmısınyokmusun
Kategori: Acun ILICALI, Varmısın Yokmusun
Yazan admin Tarih 10 Şubat 2009 | Yorum Yok
|
|
|
Acun Ilıcalı, Okocha’nın Nijerya’daki düğününden görüntü çekmek için yaşadığı film gibi olayı anlattı
Habertürk’te Fatih Altaylı’nın sunduğu ‘Teke Tek’ programına konuk olan Acun Ilıcalı, bir dönem Fenerbahçe’de top koşturan Okocha’nın Nijerya’daki düğününden görüntü çekmek için yaşadığı film gibi olayı anlattı.
O dönemde Şansal Büyüka’nın ekibinde muhabir olan Acun, Fenerbahçe’de top koşturan Nijeryalı Okocha’nın düğünü nedeniyle bu ülkeye gittiğini ve başından inanılmaz olaylar geçtiğini anlattı.
Acun Ilıcalı, Okocha’nın düğün görüntülerini bir kanala satması nedeniyle kendisinin Nijerya’ya gelmesini istemediğini, o dönemde ülkede askerlerin hakimiyetinin bulunduğunu ve Okocha’nın da askeri yönetimle arasının çok iyi olduğunu belirtti.
“Biraz direkten döndük diyebiliriz. O zaman çok sevimsiz olaylar yaşadım” diyen Acun Ilıcalı, Okocha’nın düğün görüntülerinin peşine düştüğünü vurgulayarak, Nijerya’da başından geçenleri şöyle anlattı:
“Okocha Fenerbahçe’de oynuyor, onun düğünü vardı. Düğünün yayın hakkını bir kanala satmışlar. Okocha da yayın hakkı satıldı diye başka birisini istemedi. Ben Okocha’ya gideceğimi söyleyince, ‘Sakın gelme’ diye uyarıda bulundu. Ben dedim ki, halka açık yerlerde de gezecekler, benim orada kendime has da tarzım var, onu yapabilirim. Fakat Okocha’dan acayip bir tepki geldi, Amokachi o dönemde’sakın gelme can güvenliğin olmaz’ şeklinde bir uyarı yaptı. Ben gözü kara bir muhabirim, bir anda kendimi orada buldum. Ortamın çok karışık olduğunu anladım. Nijerya’da her şey Okocha’nın kontrolündeydi. Çünkü orada askerler yönetiminde, askerlerin en başında kimse o paşanın en yakın tanıdıklarından birisi. Ben baktım durum sakat orada, sevimsiz bir şey olabilir. Önce Okocha köyde bir düğün yapmış onu öğrendim. Ondan sonra bu düğünü nasıl elde edebilirim. Bir adam çekmiş düğünü, köylerde o kameramanı aradım. Sonra haber yolladım ‘bu kameraman beni bulsun’ diye. Sonra beni mi arıyorsun diye bir haber geldi kameramandan. Önce köy düğününü elde ettim.
Sonra kendi düğününe geldi Okocha, o dönemde gerginlik var. Ben de dedim ki bir sakatlık olabilir. Nijerya’nın bir kanalı var, gittim oraya. O dönemde 10 bin dolar, 15 bin dolar rahat değer biçiliyor düğüne. Oradaki adamla buluştum, ‘Ben Okocha’nın düğününü çektirmek istiyorum. Ne kadar para istersiniz?’ dedim. Bana ‘50 dolar isteriz’ dedi. Adam o sırada 10 bin dolar dese vereceğim. ‘10 dolardan fazla vermem’ dedim. ‘20 olmaz mı?’ dedi. Ben şimdi olayın önemini anlatmak istemiyorum adama. 20 dolara anlaştım ben o adamla. Hiç unutmuyorum biz kilisenin avlusunda bekliyoruz. Okocha geldi. 20 tane asker var. Okocha sağa baktı, sola baktım benim kameramanı gösterdi askerlere. Muhammed’in üzerine 20 tane asker geldi. Ben daha köşede bir yerdeydim. Muhammed’in dramını üzülerek seyrettim. Sonuçta birisinin kaseti ulaştırması lazım.
Ben kaseti aldım, kaçtım oradan. Benim kaldığım oteli biliyorlardı, askerler oraya gitti. Bir Türk vardı, evinde kaldım. Benim uçağın ne zaman olduklarını bildikleri için o uçakla gidersem beni bitirecekler, o belli. Okocha, ’sıkıysa çıksın’ demiş. Nijerya havaalanına gittim, ülkeden kaçmam lazım. Bir kadın vardı, kadının elinde bir kağıt var. Baktım oradan Gine’ye bir uçak var. Oradan Roma’ya devam ediyor. Görevliye pasaportumu verdim, ‘Düğüne mi geldin?’ dedi. ‘Evet’ dedim. ‘Sevdin mi?’ dedi. ‘Evet’ dedim. Sonra ‘Evrakların eksik’ dedi. Geri verdi pasaportu. Oradaki arkadaşım ‘böyle bir durum olduğu zaman arasına dolar koy’ demişti. Ben de 10 dolar aldım, pasaportun içine koydum. Çıkışımı mühürledi. Ben gece yarısı 4′te Gine’ye kaçtım. Roma üzerinden Türkiye’ye ulaştım ve kaseti yayınladık.”
Televizyon Gazetesi |
Yazan admin Tarih 10 Şubat 2009 | Yorum Yok

Acun Ilıcalı, aşırı derecedeki dekolteden de rahatsızlığını dile getirdi.
Ilıcalı, “Aşırı dekolteye karşıyım dedim. Ben kıskanç bir erkeğim. Eşimin dekolte giymesini, karşı tarafın onu seyrederken bir şekilde belli derecede dekolte görünmesini istemiyorum. Eşim de kalkıp bende belirli şeyler istemeyebilir, ben de ona saygı gösteriyorum. Ona uyuyorum” dedi.
Yazan admin Tarih 29 Ocak 2009 | Yorum Yok
Ekranlarda fırtına estiren sempatik sunucu Acun Ilıcalı, iş ve özel yaşamıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. Acun Ilıcalı’nın açıklamaları çalışan kadınları da kızdıracak.
10 Şubat 2008 Pazar 11:55
“Kadınlar çalışmamalı, aksi halde kendilerine has özelliklerini kaybediyorlar.”
Televizyonculukla hayata sıfırdan başlayan Acun Ilıcalı’yı, para, şan, şöhret ve mutluluğa kavuşturan şey, şans mıdır yoksa ilahi kudretin tecellisi mi?
Bence talih veya şans değil. Benim bu konularda gösterdiğim üstün çabanın Allah tarafından taktir edilmesi diyebiliriz. Allah’ın sevdiği kuluyum, iş konusunda. Allah bana yürü ya kulum demiş, yürüdüm bende…
Ailenizin ve sizin başınıza çok acı olaylar gelmiş. Dibe vuran bu adamın hayatını düşünürken daha çok mutluluk mu yaşıyorsunuz yoksa geç gelen güzelliklerin buruk hüznünü mü?
Geçmişi düşünüp mutlu olma şansım yok. Ama bu kadar dibe vurduktan sonra mesleki açıdan yükselmenin zevki çok büyük mutluluk. Bütün hamlelerinde başarılı olmuşum. Muhabir olmuşum, sonra en iyi muhabir olmuşum, sunucu olmuşum, en iyi sunucu olmuşum, yapımcı olmuşum, en iyi yapımcı olmuşum. Şu anda tek yapmam gereken, yarın öbür gün işlerin kötü gideceğini düşünerek, psikolojik olarak kendimi başarısızlığa hazırlamak, çünkü o bölüm benim için pek kolay olmaz.
En büyük korkunuz nedir?
Sevdiklerimin beni terk etmesi…
8 KATINI TEKLİF ETTİLER
Herkese para dağıtıyorsunuz peki siz ne kadar para kazanıyorsunuz? Bir rekora imza attığınız doğru mudur?
Valla rekor kıracağımı zannetmiyorum çünkü benden çok kazanan bazı yıldızlarımız olduğunu biliyorum. Sunucu olarak ve yapımcı olarak ikiye ayırabilirsin beni. Yapımcı olarak giderler söz konusu… Yapımcı olarak çok avantajı yok.
Acun sunucu olarak ne kazanıyor dersen, haftada beş gün olduğu için iyi bir para kazanmış olacağım. Başka kanallardan çok teklif aldım. Kazandığımın sekiz katını teklif ettiler bana. Ama burada Show TV’yle ilişkimin bozulması için iki taraftan birinin yanlış yapması lazım. Yanlış yapan taraf olmayacağım. nAcun’un başarısının sırrı nedir? Acun’un başarısının sırrı işini çok sevmek, doğru tercihler yapmak…
Yarışmada hiç para kazanamayanlar yayın bittikten sonra büyük çöküş yaşıyorlar mı? Sizi suçlayan oluyor mu ya da ne bileyim akrabalarıyla kavga edenler oluyor mu?
O derece olmuyor. Bir şey kaybetmiyorlar. Sadece kazanamamış oluyorsun. Bir insan da sadece kazanamadı diye çok büyük depresyona girmez. Çünkü bizim yarışmacılarımız o derece dibe vurmuş insanlar değil zaten.
Yarışmacıları hangi kriterlere göre seçiyorsunuz?
Kazanmasını istemeli. Bir mesajı, bir duruşu olması lazım. İyi bir öğretmen, iyi bir aile babası, iyi bir anne, iyi bir evlat, bunların hepsini duruşuyla vermeli, bir şeyler anlatabilmeli.
Televizyoncu olmasaydınız ne yapmak isterdiniz?
Televizyoncu olmasaydım, benden çok iyi pazarlamacı çıkardı. Ben çok iyi pazarlardım. Kıyafet satardım. İyi bir satıcı olurdum. Müşterinin güvenini kazanıp dünyaları satardım sonradan.
ERDOĞAN’I BEĞENİYORUM
Sizin izinizden gitmek isteyen gençlere ne tavsiye edersiniz?
Tabii ki bu meslek çok zor ama vazgeçmemek lazım. Her insanda olmayan bir şey bu; full konsantrasyon. Bu işte, sabahın akşamın olmayacak. Gece dörtte montaja gelip kaset seyredebileceksin. Sonra altıda bir daha montaja gireceksin. Öğleden sonra ikide yatacaksın. Bu ne demek, hayatından ciddi bir fedakarlık yapacaksın. Fedakarlık yapmadan başarı gelmez.
Politikada liderlerimizden hangisini daha çok beğeniyorsunuz?
Tayyip Erdoğan’ı çok beğeniyorum. Duruşu olan, ortaya bir karakter koymuş, kendi düşüncelerinden taviz vermeyen olumlu bir insan. Kendisiyle karşılaştım, sempatik davrandı, şakalaştık. Halkın içinden biri gibi duruşu var. Bence o yüzden başarılı… Toplum ona “Bizden biri” dedi, oylarını ona verdiler. Oyumu AKP’ye verdim.
Acun nasıl bir eştir?
Çok ilgili bir eş değilim. Kalbinde çok ilgi göstermek isteyen ama bunu icraya dökemeyen bir eşim. İlgi konusunu bir şekilde telafi etmeyi bilirim.
Eşiniz çalışıyor mu?
İş zehirlenmesi denen bir olay var. Ben bayanların çalışmasını istemiyorum. Eşimin de çalışmasını istemiyorum, bunun sebebi de şu; bayanların kendine has özellikleri var. Bu özellikler ne mesela, duygusal olurlar, masum olurlar. İşkolik bayanlar da bu özelliklerin yıprandığını görüyoruz, işine adadıysa kendini evini ihmal ediyor. Sonuç itibariyle erkeğe de zarar veriyor.
DÜNYA BİR SINAV YERİ
Yaşadığınız acılar size intihar etmeyi düşündürdü mü?
Yok, dini inançları kuvvetli bir insanım. İçki içmem. 30 gün orucumu tutarım. Cuma namazlarına giderim. Böyle hareket eden insanlar intihar etmeyi düşünmezler. Benim için bu dünya sınav yeri. Kuran’da yazan en önemli mesaj iyi insan olmamız gerektiğidir. İyilik yapmakla ilgili bir çok ayet var. Benim yapmam gereken çok şey var, hayırlı bir insan olmam lazım. Bizi yoktan var eden Allah var. Sonuçta yoktan varolduysak da ölene kadar erdemli bir hayat yaşamamız lazım.
İş konusunda özenle üzerinde durduğunuz bir husus var mı?
Kul hakkı yemem. Kul hakkı yiyeni Allah affetsin. Şöyle söyleyebilirim, kimseye bir zararım olmamıştır. Ölümden sonraki hayata inanıyorum. İyilerle kötüler ayrılacak. Sonsuz bir yaşam var.
Özel hayatta sizi koruyan bir gücün olduğunu inanıyor musunuz?
Bence Allah beni seviyor. Allah bizim yanımızda buna inanıyorum.
HIZ TUTKUNUYUM. AMA AKIL İŞİ DEĞİL BU!
İspanya’da boğa koşusuna katıldım. Katil boğalar vardı orada 700 kiloluk. Seyirciye sıcak gelsin diye boğanın önünde koşmaya başladım. Sonra takılıp düştüm, 700 kiloluk boğa üzerimden geçti. Sonra ayağa kalkınca bütün caddenin boşaldığını boğayla baş başa kaldığımı gördüm, o boğa bana saldırdı zor kurtuldum. Ölümle burun buruna geldim.
İki motosiklet, bir de araba kazam var. İşimi çok riske ediyorum. Motosikletle ciddi hızlar yapıyorum. O an algılayamıyorum. Sonra baktığımda ben ne yapmışım diyorum. Edirne’ye bir saatte gitmek akıl işi değil! Gidiyorum bu konularda tedbirsiz bir insanım. Tedbirli olsaydım zaten bu olayları yaşamazdım.
500 BİN YTL’Yİ BİR BAYAN KAZANABİLİR
500 bin YTL’yi herhangi bir yarışmacının kazanacağına inanıyor musunuz?
Şöyle alabilir, bir kutuda 100 YTL varken bir tarafta 500 bin YTL varsa alamaz. Ama 250 bin 500 binle girerse son ikiye o zaman, özellikle de bayansa bu kişi 500 bin YTL kazanabilir. Bayanlar daha cesur, erkekler daha bir çekimser kalıyor. Kadınlar paraya daha az önem veriyorlar. Ayrıca onlar için yarışmada başarılı olmak daha önemli.
Önceki Yazılar